Ben, sivil toplumun gerçek gücünün yalnızca temsil ettiği kitleden değil, dokunabildiği insan sayısından, üretebildiği faydadan ve geleceğe bırakabildiği değerden geldiğine inanıyorum. Bu nedenle yıllardır savunduğum anlayış, belli bir çevreye hitap eden dar bir yapıdan çok; farklı kesimleri buluşturan, ortak hedefler etrafında bir araya getiren ve toplumsal faydayı önceleyen bir yaklaşım olmuştur. Benim için asıl mesele, insanlara ulaşabilmek, kalplere dokunabilmek ve gelecek adına gerçek katkılar sunabilmektir.

Bu anlayışın doğal sonucu olarak hedefimi yalnızca belirli bir bölge ya da toplulukla sınırlı görmüyorum. Tam tersine, bütün Türkiye’yi kucaklayan bir anlayışın daha kıymetli olduğuna inanıyorum. Kaynak haberde de ifade edildiği üzere, Kuzey Yıldızı Trabzonsporlular Derneği bünyesinde Vanlı, Mardinli, Diyarbakırlı ve Tokatlı isimlerin de yer aldığı, bu yapının farklı şehirlerden insanları aynı çatı altında buluşturduğu belirtilmektedir. Ayrıca Türkiye’nin farklı noktalarında kütüphaneler kurma hedefi taşıdığımız ve her yıl ülke genelinde 61 kütüphane oluşturmak istediğimiz aktarılmaktadır. Bu yaklaşım, benim gözümde yalnızca bir dernekçilik anlayışı değil; aynı zamanda ülkenin ortak geleceğine yatırım yapma iradesidir.

Ben özellikle gençlere güveniyorum. Çünkü bir toplumun geleceği, gençlerine ne kadar alan açtığıyla ve onlara ne kadar sorumluluk verdiğiyle doğrudan ilgilidir. Haberde, gençliğin sivil toplum kuruluşlarına daha fazla dahil edilmesini önemsedigim, üniversiteli gençlerle özel yapılar oluşturduğumuz ve deprem döneminde gençlerle birlikte yürütülen çalışmalarla 7 günde 10 bin ailenin evlerine yerleştirilmesine katkı sağlandığı ifade edilmektedir. Ben tüm derneklere ve iş insanlarına aynı çağrıyı yapıyorum: Gençlere güvenmek gerekir. Çünkü onlara inanıldığında, yalnızca bugünü değil, yarını da değiştirecek işler ortaya çıkıyor.

Bugün geldiğim noktada, sivil toplumun daha kapsayıcı, daha üretken ve daha vizyoner bir zeminde ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum. Hedefim; yalnızca bir topluluğu temsil etmek değil, farklılıkları ortak iyilik etrafında buluşturabilen bir anlayışı güçlendirmektir. Türkiye’nin her bölgesine dokunabilen, eğitimden dayanışmaya kadar somut fayda üretebilen ve gençleri bu sürecin merkezine yerleştiren bir yapı, bana göre geleceğin en güçlü toplumsal yatırım alanlarından biridir.